Sizin İçin Hazırladıklarımız..
Adsiz-tasarim-4-1200x803.png
01/Şub/2023

Beslenme

  1. Ameliyattan sonra normal beslenme düzeninize dönebilirsiniz.
  2. Meme ameliyatı sonrasında uyulması gereken özel bir diyet programı yoktur. Ancak genel sağlık kurallarına uygun olarak aşırı yağlı besinlerden ve sadece protein/sadece karbonhidrat gibi dengesiz beslenme şekillerinden uzak durmanız ve kilo almaktan kaçınmanız gerekmektedir.
  3. Arkadaş ortamlarında veya yazılı/görsel medyada yetkin olmayan kişilerin önerdikleri beslenme formüllerine itibar etmeyiniz. Sağlığınız için asıl tehlike, sizi yanlış yönlendiren bu tür yetkisiz kişilerdir.

Vücut Temizliği

  1. Ameliyattan sonra ameliyat yerinize su gelmemesine dikkat ederek vücudunuzun geri kalan kısımlarını yıkayabilirsiniz.
  2. Doktorunuz aksini söylemedikçe:
    • Direniniz yoksa ameliyattan sonra 3. gün bütün vücudunuzu yıkayabilirsiniz.
    • Direniniz varsa bütün vücudunuzu yıkamak için drenin çekilmesine kadar beklemeli ve dren çekildikten 3 gün sonra yıkanmalısınız.
  3. Bütün vücudunuzu yıkarken yara yerinizi ovalamayınız. Sabunlu suyun yaranızın üzerinden akıp gitmesi yeterlidir. Aynı şekilde yıkandıktan sonra silinirken de yara yerinizi ovalamadan sadece havlu ile ıslaklığını emdiriniz.

Patoloji Raporu

  1. Ameliyatta alınan parçalar incelenmek üzere patoloji laboratuvarına gönderilmektedir. Bu raporların çıkmasını bizzat takip ediniz ve sonucu alır almaz genel cerrahi polikliniğine başvurunuz.
  2. Cerrahınız patoloji raporunuzu konseye sunacak ve konseyde alınan karar size bildirilecektir. Konsey kararları için çağrıldığınızda karar defterinde size ait bölümü imzalamayı unutmayınız.

Genel Cerrahi Kontrolleri

  1. Ameliyat sonrasında tedavilerinizi hangi klinik üstlenmiş olursa olsun genel cerrahi kontrollerinizi aksatmamalısınız. Bu kontrollerde ameliyat yerinizde veya diğer memenizde ortaya çıkması olası diğer sorunların takibi yapılmaktadır. Cerrahın muayenesi, ultrasonografi, mamografi ve gerektiğinde başka ileri tetkikler ileride gelişmesi olası başka meme kitlelerinin saptanmasında yaşamsal öneme sahiptir.
  2. Doktorunuz tarafından başka bir öneride bulunulmadıysa Genel Cerrahi Polikliniği’ne başvurmanız gereken takip programı şöyledir:
    • İlk kontrolünüz taburcu olduktan sonraki hafta içinde yapılacaktır.
    • Daha sonraki kontroller doktorunuz tarafından size bildirilecektir.

Adsiz-tasarim-3-1200x803.png
01/Şub/2023

Meme ameliyatları sonrası bakımın en önemli amaçlarından biri de etkilenmiş taraftaki kolun fonksiyonunu eski haline döndürmektir.

 

Kol Yaralanmalarından Korunun;

  • Ameliyat olduğunuz taraftaki kolunuzdan iğne (enjeksiyon), kan testleri (kan alma işlemi) veya aşı yaptırmayın.
  • Ameliyat olduğunuz taraftaki elinizin tırnak çevresindeki dokuları kesmeyin ve manikür yaptırmayın.
  • Bulaşık yıkarken veya bahçe işleri ile uğraşırken mutlaka eldiven kullanın.
  • Soğuk havalarda mutlaka eldiven kullanın.
  • Dikiş dikerken iğne batma ihtimaline karşı yüksük kullanın.
  • Ellerinizin çatlamasını önlemek için cildi nemlendiren kremler kullanın.
  • Böcek sokmasından, evcil hayvanların ısırık ve tırnak yaralarından kaçının.

 

Kolun Sıkılmasından Kaçının;

  • Ameliyat olduğunuz taraftaki kolunuzdan tansiyon ölçtürtmeyin.
  • Koltukaltınızı ve kolunuzu aşırı sıkacak, dar manşetli ve lastikli giysiler giymeyin, saat, bilezik ve yüzük gibi takılar takmayın.
  • Ameliyat olduğunuz taraftaki kolunuz ile ağır eşya, çanta ve benzeri yük taşımayın.
  • Ameliyat olduğunuz taraftaki kolunuz ile aşırı güç isteyen hareketler (itme, çekme, ovma vb.) yapmayın.

 

Yanıklardan Kaçının;

  • Ameliyat olduğunuz taraftaki eliniz ile sigara içmeyin.
  • Ameliyat olduğunuz taraftaki eliniz ile sıcak malzemeleri (tencere, tava, su ısıtıcısı vb.) tutmayın.
  • Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmaktan kaçının ve güneş koruyucu kremler kullanın.

 

Ayrıca;

Sıyrık ve kesik riskini en aza indirmek için kol ve koltukaltı tüylerinin temizliğinde elektrikli aletler veya tüy dökücü kremler tercih edin.


Adsiz-tasarim-2-1200x803.png
01/Şub/2023

Ameliyata bağlı olarak; kanama, enfeksiyon, akciğer dokusunda kısmi kapanma (atelektazi), göğüs boşluğunda hava birikmesi (pnömotoraks), boyun derisinde kısmi kayıp (nekroz), kötü yara iyileşmesine bağlı olarak yara izinin belirginleşmesi, ameliyat yerinde kan veya sıvı birikmesi gibi istenmeyen durumlar görülebilir.

 

Rekürren Sinir Yaralanmaları

Ses tellerini hareket ettiren sinirler (üst ve alt larinks sinirleri) yaralanabilir veya kesilebilir. Bu durumda yaralanmanın ciddiyetine bağlı olarak hafiften ağıra kadar; ses kısıklığı, ses kalitesinde bozulma, ses yorulması, tiz sesleri çıkaramama ve kaba ses tonu, nefes darlığı, yutma güçlüğü ve yenilen gıdaların nefes borusuna kaçması (aspirasyon) gibi sorunlar olabilir. Özellikle her iki tarafta sinirlerin yaralanması ile hiç nefes alamama nedeniyle hastanın boğazından açılacak özel bir boru ile nefes alması (trakeostomi) sağlanmak zorunda kalınabilir. Bu şikâyetler ortalama 1 seneye kadar uzayabilir ve bu süreç içinde azalarak kaybolabilir ki bu durumda “geçici” olarak kabul edilir. Ancak 1 seneyi geçmesine rağmen devam eden sorunlar “kalıcı” olarak kabul edilir.

 

Hipoparatiroidi

Nadir olarak tiroit dokusunun hemen yanında ve toplam dört tane olması beklenen paratiroit adlı dokuların zedelenme veya tamamen çıkartılması durumunda; (özellikle parmak uçlarında) kısa süreli uyuşmalar, karıncalanmalar, anksiyete, depresyon ve dikkat eksikliği gelişebilir. Ortaya çıkabilecek kasılmalar bazen hayatı tehdit edici olabilir. Uzun vadede kemik erimesi şikâyetleri ortaya çıkabilir.

 

Hipotiroidi

Ameliyat sonrasında tiroit hormonlarının yokluğuna bağlı yetmezlik (hipotiroidizm) görülebilir. Buna bağlı olarak geçici süre; yorgunluk, kilo alımı, soğuğa tahammülsüzlük, kabızlık ve kadınlarda adet düzensizlikleri görülebilir. Cilt kuru ve pürüzlü bir hal alabilir. Saçlar dökülebilir, kuru ve kırılgan olabilir. Dikkat dağınıklığı, cinsel isteksizlik ve doğurganlıkta azalma söz konusu olabilir.

Nadir de olsa uzun süren eksiklik durumunda kalp ile ilgili sorunlar ortaya çıkabilir.

Nadir olarak nefes borusu (trakea), yemek borusu (özofagus) veya tiroidin hemen yanındaki büyük damarlar (karotis arteri, juguler ven) yaralanabilir.

Nadir olarak nefes borusunun uzun süreli büyümüş tiroit dokusu basısına bağlı yumuşamış olabilir (trakeomalazi) ve ameliyattan çıkıldığında nefes alma zorluğu yaşanabilir.

Ameliyat sırasında tiroit hormonlarının aniden kana geçmesine bağlı tiroit krizi görülebilir.

Nadir de olsa kan veya kan ürünleri verilmek zorunda kalınabilir.

Yine nadir de olsa pıhtılaşma veya emboli atma ve ölüm riski de vardır.

Gerektiğinde kanama, deri beslenme bozukluğu, nefes darlığı, nefes alamama, nüks, rezidü, trakeomalazi gibi bazı yan etkilerin ortadan kaldırılması ve trakeostomi için tekrar ameliyat kararı alınabilir. Nefes darlığının ağır olduğu nadir durumlarda şikâyetler ortadan kalkana kadar tekrar nefes borusuna tüp (entübasyon) konabilir.


Adsiz-tasarim-1-1200x803.png
01/Şub/2023

İlaçlar

  • Özellikle tiroit dokusunun tamamen çıkartıldığı (total tiroidektomi) veya ameliyattan sonra tiroidin yeterince hormon üretemediği durumlarda tiroit hormon takviyesi kullanılır. İlaçlar genellikle ömür boyu kullanılsa da bazen geçici eksiklikleri yerine koymak amacıyla bir süreliğine de kullanılabilir. İlacın dozu zaman içinde vücudunuzun ihtiyacına göre düzenlenecektir. Bu nedenle küçük dozlarda ilaç verilmeye başlanacak ve 6-8 haftalık aralıklarla kanda tiroit hormonları kontrol edilerek gerekli ayarlamalar yapılacaktır. Bu denemeler vücudunuzun ihtiyacı olan gerçek miktar bulunana kadar devam edecektir.
  • Paratiroit hormonunun eksik kaldığı durumlarda kalsiyum ve D vitamini takviyesi yapılabilir. Tüm bu ilaçların dozları ve verilme süreleri, yapılacak kan tetkikleri sonucunda doktorunuz tarafından belirlenecektir.

 

Beslenme

  • Ameliyattan sonra normal beslenme düzeninize dönebilirsiniz.
  • Tiroit ameliyatı sonrasında uyulması gereken özel bir diyet programı yoktur. Ancak genel sağlık kurallarına uygun olarak aşırı yağlı besinlerden ve sadece protein/sadece karbonhidrat gibi dengesiz beslenme şekillerinden uzak durmanız ve kilo almaktan kaçınmanız gerekmektedir.
  • Arkadaş ortamlarında veya yazılı/görsel medyada yetkin olmayan kişilerin önerdikleri beslenme formüllerine itibar etmeyiniz. Sağlığınız için asıl tehlike, sizi yanlış yönlendiren bu tür yetkisiz kişilerdir.

 

Vücut Temizliği

  • Ameliyattan sonra ameliyat yerinize su gelmemesine dikkat ederek vücudunuzun geri kalan kısımlarını yıkayabilirsiniz.
  • Doktorunuz aksini söylemedikçe:
    • Direniniz yoksa ameliyattan sonra üçüncü gün bütün vücudunuzu yıkayabilirsiniz.
    • Direniniz varsa bütün vücudunuzu yıkamak için drenin çekilmesine kadar beklemeli ve dren çekildikten üç gün sonra yıkanmalısınız.
  • Bütün vücudunuzu yıkarken yara yerinizi ovalamayınız. Sabunlu suyun yaranızın üzerinden akıp gitmesi yeterlidir. Aynı şekilde yıkandıktan sonra silinirken de yara yerinizi ovalamadan sadece havlu ile ıslaklığını emdiriniz.

 

Patoloji Raporu

  • Ameliyatta alınan parçalar incelenmek üzere patoloji laboratuvarına gönderilmektedir. Bu raporların çıkmasını bizzat takip ediniz ve sonucu alır almaz genel cerrahi polikliniğine başvurunuz.
  • Cerrahınız patoloji raporunuzu konseye sunacak ve konseyde alınan karar size bildirilecektir. Konsey kararları için çağrıldığınızda karar defterinde size ait bölümü imzalamayı unutmayınız.

 

Genel Cerrahi Kontrolleri

  • Ameliyat sonrasında tedavilerinizi hangi klinik üstlenmiş olursa olsun genel cerrahi kontrollerinizi aksatmamalısınız. Bu kontrollerde ortaya çıkması olası diğer kitlelerin takibi yapılmaktadır. Cerrahın muayenesi, ultrasonografi ve gerektiğinde başka ileri tetkikler ileride gelişmesi olası başka sorunların saptanmasında yaşamsal öneme sahiptir.
  • Doktorunuz tarafından başka bir öneride bulunulmadıysa Genel Cerrahi Polikliniği’ne başvurmanız gereken takip programı şöyledir:
    • İlk kontrolünüz taburcu olduktan sonraki hafta içinde yapılacaktır.
    • Daha sonraki kontroller size poliklinikte doktorunuz tarafından bildirilecektir.

Adsiz-tasarim-1200x803.png
01/Şub/2023

Kanserli Memeye Silikon Tedavisi

Meme kanseri saptanan hastada birden fazla cerrahi teknik kullanılabilir. Bunlardan biri de implant ile rekonstrüksiyondur (silikon protez ile yeniden şekillendirme). Memede birden çok odakta kanser varsa, kanser tanısı konulmuş hastada aynı zamanda genetik mutasyon olduğu gösterilmişse, hastanın memesinde yaygın duktal karsinoma in situ (invaziv olmayan kanser türü) saptandıysa hastanın mevcut hastalığının durumuna göre cilt koruyucu mastektomi veya cilt ile birlikte meme başı ve areola koruyucu mastektomi yapılarak meme dokusu tamamen çıkartılır ve silikon implantlar ile yeniden şekillendirilir. İmplant ile rekonstrüksiyon yöntemi çoğunlukla tek aşamalı ameliyat olarak yapılabilir.

 

Kanserli Memeye Silikon Uygulanır Mı?

Kanser saptanmış memeye implant ile rekonstrüksiyon (silikon protez ile yeniden şekillendirme) uygulamanın bir sakıncası yoktur. Uygun hastada bu cerrahi teknik rahatlıkla tercih edilebilir.

 

Kanserli Memeye Silikon Kimlere Uygulanır?

Hastanın memesinde birden fazla odakta kanser varsa, kanser tanısı konulmuş hastada aynı zamanda genetik mutasyon olduğu gösterilmişse, hastanın memesinde yaygın duktal karsinoma in situ (invaziv olmayan kanser türü) saptandıysa implant ile rekonstrüksiyon uygulanabilir. Ayrıca hastanın isteği eğer bu yönde olursa, hastaya bu tekniğin avantaj ve dezavantajları anlatılarak da bu cerrahi yöntemi gerçekleştirmek mümkündür.

 

Kanserli Memeye Silikon Nasıl Uygulanır?

Öncelikle kanser saptanan kitlenin boyutu, sınırları, lokalizasyonu ortaya konmalıdır. Birden çok odakta olup olmadığı belirlenmelidir. Bu kriterlere bakıldıktan sonra hasta eğer implant ile rekonstrüksiyona (silikon protez ile yeniden şekillendirme) uygun bir aday ise meme cildinden bir kesi yapılır ve meme dokusu bu kesiden tamamen çıkartılır. Ardından implant bu kesiden yerleştirilerek kesi dikiş materyalleri ile kapatılır. Kanser saptanan kitle veya kitleler meme başına uzak lokalizasyonda ise meme başı ve areola kompleksi korunarak bu ameliyat gerçekleştirilir.

 

Meme Silikonları ve Kanser İlişkisi

Memeyi yeniden şekillendirmek için günümüzde kullanılan implantların (silikon protezler) kanser yaptığını gösteren bir çalışma ya da hasta grubu şimdiye kadar gösterilmemiştir. Önceki yıllarda kullanılan bir implant türünde lenfoma geliştiği bildirilmiştir. Bu sayının son derece düşük olduğu açıklanmıştır. Bu gelişme sonrasında o implantlar kullanılmamaya başlanmıştır. Ülkemizde o özelliği taşıyan implantların kullanımına izin verilmemektedir.

Memede Silikon Olması Kanser Riskini Artırır Mı?

Memede silikon olması ne meme kanseri riskini ne de başka bir kanser riskini artırmamaktadır.

 

Meme Büyütme Ameliyatı İçin Kullanılan Protez Kanser Yapar Mı?

Meme büyütme ameliyatlarında kullanılan protezler kanser yapmaz. Ülkemizde ve tüm dünyada kullanılan protezler bu açıdan güvenlidir.

 

Kanser Sonrası Meme Estetiğinden Korkmalı Mıyız?

Geçmiş dönemlerde meme kanseri tanısı konan tüm hastalarda mastektomi adı verilen memenin tamamının alınması diye ifade edebileceğimiz bir ameliyat yapılırdı. Bu ameliyat şekli hastanın kozmetik görünümünü ciddi şekilde bozduğu gibi, hastada da ruhsal açıdan bir travma yaratırdı. Ancak günümüzde bu ameliyat artık yok denecek kadar az uygulanmaktadır. Mastektomi yerine onkoplastik cerrahi ya da rekonstrüksiyon ameliyatları daha yaygın olarak yapılır hale gelmiştir. Onkoplastik cerrahi, memedeki kanserli kitlenin onkolojik prensiplere uygun olarak çıkartılması ve boşaltılan bölgenin plastik cerrahi teknikleri kullanılarak doldurulması ve kapatılması prensibine dayanmaktadır. Bunun dışında meme cildi korunarak meme dokusunun çıkartılması ve silikon protezler ile yeniden şekillendirme ameliyatları da uygun hastalarda kullanılmaktadır. Silikon protezler dışında hastanın kendi öz dokusuyla yeniden bir meme oluşturulması da mümkündür. Bütün bu cerrahi teknikler hastayı hem kanserli dokudan kurtarmakta, hem de estetik görünümü kabul edilebilir hale getirmektedir. Bu yüzden hastalar meme estetiği açısında hiç endişe etmemelidirler.

 

Kanser Sonrası Memesi Alınan Hastaya Yeniden Meme Yapılabilir Mi?

Evet yapılabilir. Kanserli doku uygun yöntemler ile çıkartıldıktan sonra silikon protezler ile ya da hastanın kendi öz dokusuyla yeniden meme dokusu şekillendirilebilir.




Hakkımızda


Misyonumuz;

Toplum sağlığının korunması, bireye en üst düzeyde uzmanlaşmış, kaliteli tanı ve tedavi hizmetini, çağın gerektirdiği bilgi ve teknolojiyi buluşturarak vermek yanında, üstün nitelikli ve evrensel standartlarda eğitim, öğretim ve araştırma yapılması için gerekli altyapı desteğinin sağlanmasını amaçlar.

Vizyonumuz;

En ileri bilgi ve teknolojinin, yeterli ve tatmin edici düzeyde, zevkli bir ortam içinde sunulduğu, Yönetimiyle örnek bir model oluşturan, Uluslararası düzeyde tanınan ve tercih edilen, Hasta ve çalışan memnuniyetinin mükemmele ulaştığı, Lider sağlık kuruluşu olmaktır.

Değerlerimiz;

Özenli, Çalışkan, Güler yüzlü ve Saygılı olmaktır.




Abone Ol


En Son Haberlerimizden Haberdar Olun..








    Copyright © 2023 Eskişehir Genel Cerrahi Tüm hakları saklıdır. Designed by Mübin